Anneler Günü İçin Ne Yazacağını Bilemeyen Çocuk

Beni burada arama anne / Kapıda adımı sorma / Saçlarına yıldız düşmüş / Koparma anne / Ağlama

Kaç zamandır yüzüm traşlı / Gözlerim şafak bekledim / Uzarken ellerim / Kulağım kirişte / Ölümü özledim anne / Yaşamak isterken delice

(ah verebilseydim keşke / yüreği avcunda koşan / her bir anneye / tepeden tırnağa oğula / ve kıza kesmiş / bir ülkeye armağan)

düşlerimle sınırsız / diretmişliğimle genç / şaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakine / usulca açıverdi / yanağımda tomurcuk

pir sultan’ı düşün anne / şeyh bedretinn’i / börklüce’yi / torlak kemal’i düşün anne / düşün ki yüreğin sallansın / düşün ki o an / güneşli güzel günlere inanan / mutlu bir yusufcuk havalansın

yani benim güzel annem / alaca şafağında ülkemin / yıldız uçurmak varken / oturup yıldızlar içinde / kendi buruk kanımı içtim

ne garip duygu şu ölmek / öptüğüm kızlar geliyor aklıma / bir açıklaması vardır elbet / giderken darağacına

geride / masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem / bağışla beni güzel annem / oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana / elleri değsin istemedim / gözleri değsin istemedim / ağlayıp kokluyacaktın / belki bir ömür taşıyacaktın koynunda

yaşamak ağrısı asıldı boynuma / oysa türkü tadında yaşamak isterdim / ölmek ne garip şey anne / bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı / sedef kakmalı bir kutu içinde / vermek isterdim çocukların ellerine / sonra / sonra benim güzel annem / damdan düşer gibi / vurulmak isterdim bir kıza

gecenin kıyısında durmuşum / kefenin cebi yok / koynuma yıldız doldurmuşum / koşun çocuklar çocuklar koşun / sabah üstüme / üstüme geliyor

Bunu da okumalısın:  Seni Seviyorum

kısacası / bir çiçeği düşünürken ürpermek yok / gülmek umut etmek özlemek / ya da mektup beklemek / gözleri yatırıp ıraklara

ölmek ne garip şey anne / artık duvarları kanatırcasına tırnağımla / şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım / mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım / baba olamayacağım örneğin / toprak olmak ne garip şey anne / ölmek ne garip şey anne

uçurumlar ki sende büyür / dağdır ki sende göçer / ben bayrak derim çiçek derim / çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim / gül yanaklı çocuğa benzer / yine de / oğlunu yitirmek kim bilir / ne garip şey anne

her kavgada ölen benim / bayrak tutan çarpışan / her kadın toprağı tırnaklıyarak doğurur beni / özlem benim kavga benim aşk benim / bekle beni anne / bir sabah çıkagelirim

bir sabah anne bir sabah / acını süpürmek için açtığında kapını / adı başka sesi başka nice yaşıtım / koynunda çiçekler / çicekler içinde bir ülke getirirler

 

Hani benim sevincim nerede; / Bilyelerim, topacım, / Kiraz ağacında yırtılan gömleğim? / Çaldılar çocukluğumu habersiz..

Penceresiz kaldım anne, / Uçurtmam tel örgülere takıldı.. / Hani benim gençliğim nerede?

Ne varsa buğusu genzi yakan, / Ekmek gibi, aşk gibi, / Ah, ne varsa güzellikten yana, / Bölüştüm, büyümüştüm. / İçime sığmıyordu insanlar…

Bu ne yaman çelişki anne, / “Kurtlar sofrasına” düştüm.. / Hani benim direncim nerede?

Bunu da okumalısın:  Pazar'lık - 5

Hani benim övüncüm nerede; / Akvaryumum, kanaryam, / Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği? / Aldılar kitaplarımı sorgusuz…

Duvarlar konuşmuyor anne, / Ve açık kalmıyor hiçbir kapı.. / Hani benim gençliğim nerede?

Daha kapılmamışken rüzgara, / Tatmamışken rakıyı, / Şiire yeni-yeni başlamışken, / Koştum, dağlara koştum; / Daha öpmemişken hiçbir kızı…

Yağmurları biriktir anne, / “Çağ yangınında” tutuştum.. / Hani benim bilincim nerede?

 

Dün gece gördüm düşümde / Seni özledim anne / Elin yine ellerimde / Gözlerin ağlamaklı / Gözyaşlarını sildim anne

Camlar düştü yerlere / Elim elim kan içinde / Yanıma gel yanıma anne / İki yanımda iki polis / Ellerim kelepçede / Beni bul beni bul anne

Dün gece gördüm düşümde / Seni özledim anne / Gözlerinden akan bendim / Düştüm göğsüne / Söyle canın yandı mı anne / Camlar düştü yerlere / Elim elim kan içinde / Yanıma gel yanıma anne.

 

Anneler Günü için bir yazı yazmak niyetiyle bilgisayar başına geçtiğimde her şeyin çok daha önceden yazılmış olduğunu gördüm. Yazdıklarımı sildim. Zaten onlar kadar güzel yazamamıştım. Sözü, sırasıyla Nevzat Çelik, Yusuf Hayaloğlu ve Ahmet Kaya’ya bıraktım. Bu üç güzel eserin bestelerini de dinlemeliniz ki maksat hasıl olsun.

Ha, Anneler Günü mü?

Yine de kutlu olsun.

 

Yorum yapın

avatar