Gerisi Teferruattır

Rahime’ye,

Farkındaysan tükeniyoruz. Biz yılları tüketiyoruz. Yıllar bizi. Verdikleri, alıp götürdüklerinin yanında ne ki? Ah! Ömür geçiyor. Yerine ne konulur?

Sendeki anlamını tahmin edemediğim bir hicrana kapı aralıyor saatler. Sen ve arkadaşların (kimler olduğunu hatırlamak isteyip istemediğinden emin değilim!) benim, bu okuldan ilk mezunlarım olacaksınız. Çünkü başından sonuna birlikte olduğum ilk dönem sizlersiniz. Yani ‘iki bin dört’lüler. Onların içinde de bir sınıf… Biraz “hazırlık”, biraz “9”. Ama hep “B”. Sonrasında pek çoğu ile ayrıldı yollar. Sınıflar ayrıldı, simalar değişti.

Tüm bu eskiyişlerin, bitişlerin, kayboluşların içinde iki yüz hep aynı kaldı. Biri sen, diğeri Ayşen. Koskoca dört yılı yüz yüze nasıl da harcadık, zamanın dili olsa da söylese.

Herkesin değerini saklı tutmakla birlikte sizler benim ilk göz ağrılarımsınız. Bu yüzden gidişiniz biraz yoracak bu kalbi. Ama dayanacak çaresiz.

Tükeniyoruz farkındaysan. Yerine yenisi konulamayan yıllar, yerine yenisi konulamayan insanları alıyor elimizden. Gün gün, ay ay, yıl yıl tükeniyoruz. Tükettikçe (belki tükendikçe) çok yaşadık sayıyoruz. Adını da ömür koyuyoruz.

Bunu da okumalısın:  Damla

Ömür… Öylesine gelip geçen yıllar toplamı… Kıymeti son demde bilinen sermaye. Hiç kullanmak istemesen bile eriyen servet. Durdurulamayan akış. Ne kadar olduğu bilinemeyen gizli hazine.

Ve istisnası yok: Bitiyor. “Ne kadar kullandın?” diye sormuyorlar. “Nasıl kullandın?”la başlıyor sorular, “Nerede kullandın?”la devam ediyor. Dili sürçmeden verilebilecek cevapları olmalı insanın, değil mi?

Umarım birlikte harcadığımız bu dört yıl, kolay cevaplanabilir sorular hanesinde yer alır. Belirleyici sorular bölümündeyse eğer ‘Zeybeklerli 4 yıl’ kaybedecek olmanın endişesi acıtmalı yüreğimizi.

İyi veya kötü, bu dört yılın hatırına hayırla yâd edelim birbirimizi. Ellerimizin semaya açık olduğu anların birinde olsun anıp maziyi, tüketilen tüm yıllar için af dileyelim. Affa layık olmasak da!

Aslolan budur.

Gerisi teferruattır.

Okulmuş, hatıraymış, ayrılıkmış…

 

Yorum yapın

avatar