İsyan İşaretleri

Kelimeyi kusmak kaç kursağın harcıdır bu demde. Kaç insan kalmıştır bir kalem uğruna verecek ömrü olan. Dilin la’l misali tutulmuş, bedenin hilal misali bükülmüş olduğu bu çağda kaç mürekkep lekesi daha sinecek ellerimize.

Hangi şarkı burkar şimdi yorgun yüreklerimizi. Hangi ezgi yıkar elimizi yüzümüzü. Pas tutmuş enstrümanların, küflenmiş kalemlerin arasında çürümeye terk edilmiş insanlığımızın kaç tesellisi kalmıştır.

Soru kelimeleriyle kurulmuş bir cümle olmaktan kurtulabilmiş kaç insan var şunun şurasında. Öyle yer ediyor ki sorular hayatımızda, beynimizin tenhalarına kadar sızan bir zehir oluveriyor. Bazen yoruyor, bazen yılların yükünü sırtlanmış bir yılgı oluyor. Yine de isyanın temsili olmaktan doğan sertliğine güveniyoruz soru cümlelerinin. Direncin sembolü oluşuna sığınıyoruz belki de. Soruyoruz çünkü kabullenmeyişimiz vasıtasıyla doğruya çatabiliyoruz. Soruyoruz çünkü yüreğimizin reddettiğini aklımız sığdıramıyor havsalamıza. Soruyor çünkü; kaç yüzyıllık esaret kalmıştır özgürlüğe.

Sormaktan korktuğumuz sorular da var muhakkak. Yaşamanın kaç çeşit zorluğa katlanmakla eş anlamlı olduğunu sormak ürperti veriyor bize. Kaç sağanağın altında yapayalnız kalacağımızı, kaç ölüm göreceğimizi ölmeden evvel, günün kaç kez daha döneceğini ve başımızı kaç gün daha döndüreceğini sormak cesaret isteyen sorular elbet. Yürüyeceğimiz ne kadar yol kaldı geride, bilmiyoruz. Kaç şiir okumalık daha ömrümüz kaldı, onu da bilmiyoruz. Sormaya da hiçbirimizin cesareti yok.

Bunu da okumalısın:  Sanırsın ki

Peki ya sormaktan korkmadığımız sorular… İşte onlar bizi ”var” hissettiriyor. ”Ümitvar” hissettiriyor. Kaç susku kaldı söze başlamamıza, kaç cesur kelime daha birikmeli yüreğimizde ki haykırmaya başlayalım adaletsizliği, tutsaklığı, bezginliği, bitkinliği… Kaç ”yerinde say” daha var ”uygun adım, marş”a. Kaç çığlık daha duymalıyız barış şarkıları söyleyebilme hakkı kazanmak için. Barutu tüketmek için kaç kurşun daha deşmeli bedenimizi…

Sor, sormaya gücün yetiyorsa: yaşayabilmek için kaç damla göz yaşımız kaldı…

 

4
Yorum yapın

avatar
2 Comment threads
2 Thread replies
1 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
Edebiyatçının BirisessizkaldımEce Evren Recent comment authors
Ece Evren
Ziyaretçi

Vallahi sanki içim boşalır gibi hissettim. Çok mükemmel bir ifadeler sağanağı okudum. “Barutu tüketmek için daha kaç kurşun deşmeli bedenimizi?”
Sormak kime, neden? cevabını alamayacağımızı bile bile hatta ilahi adaletten.
Mustafa Aktaş beyi nezdinizde kutluyorum.

Edebiyatçının Biri
Yönetici

Mustafa, benim öğrencim. Bu yıl lise son. Çok güçlü bir kalemi var. İnşallah kalemini hiç köreltmez ve kaleminin ucu hep sivri kalır. Çok okuduğunu ve çok yazdığını biliyorum. Ama yayınlama konusuna biraz uzak duruyor. Fazla bir katkım olmasa da öğretmeni olmaktan mutluyum ve yazarlığına imreniyorum.
Mustafa adına teşekkür ederim. 🙂

sessizkaldım
Ziyaretçi

Ne kadar güzel yazmış okurken kendimi buldum satırların arasında Yüreğine emeğine sağlık
Mustafa Aktaş’ın Tabi sizinde emeğinize sağlık Efendim Sevgiler ….

Edebiyatçının Biri
Yönetici

Mustafa adına teşekkür ederim. Benim payım yazıyı burada paylaşmaktan fazlası değil sanırım. 🙂